Bu Blogda Ara

28 Ağustos 2009 Cuma

Hayat Ağacı-kundalini-çakralar


Kaynağı Ruh-u Azâm olan kozmik hayat (yaşam) enerjisi (nur/prana), süptil bedende üç ana kanal boyunca hareket eder.
Sol ve sağ kanallar (ida ve pingala nadi), omurilik boyunca uzanan üçüncü kanalın (sushumma nadi) çevresinde (tıpkı bir asa etrafında dolanan iki yılanı içeren modern tıbbın sembolü kadüste olduğu gibi) spiral şeklinde dolanırlar.
Bu iki kanal, eril ve dişil, pozitif ve negatif, sıcak ve soğuk, objektif ve subjektif, dışsal ve içsel gibi nitelikler içerir.
İşte tekamül, bu kanallardaki enerjilerin dengelenmesi sürecidir. Orta kanal ise aydınlanma kanalıdır.



....Üç ana kanal kuyruk sokumunda bir araya gelir. Eğer yaşam enerjisi sol ve sağ kanallardan dengeli olarak bu noktaya inerse, “uyuyan yılan” olarak sembolize edilen kundalini'yi uyandırırlar. Uyarılan kundalini orta kanaldan yukarıya doğru yükselir. Kundalini enerjisi, bazı ana çakraları (enerji kilitleri/enerji düğümlerini/psişik enerji merkezlerini) açarak (tıkanıksa), yükselir. Kundalini yılan şeklinde tasvir edilir ve spiral şeklinde kıvrılarak yükselir. Vahye dayalı ilâhi kitaplarda tepe noktasına ulaşmış kundalini "âsâ" olarak sembolize edilir.

- İnsanda olduğu gibi, Dünya, Güneş Sistemi ve diğer yıldız sistemlerinin, galaksilerin ve evrenin dahi prana ve kundalini'si vardır. Bu konudaki tüm anlatımları evrensel boyuta genişletebilirsiniz. Mikrodan makroya kadar tüm evren aynı sistemle çalışır. Örneğin Kâbe, Dünya'nın tepe çakrası(Sahasrara)'dır kanımca.. Dünya'daki kundalini tepe çakrası'na o noktada ulaşmıştır diye düşünüyorum. Bu konuda yine başka bir düşüncem de şu: Dünya'daki kundalini'nin tepe çakrası'na (Kâbe noktasına) ulaşmasının, İbrahim aleyhisselâm zamanında olması ihtimali yüksek.. Çünkü Dünya'nın da bir bilinci var ve bu bilinç yeryüzündeki tüm canlıları kapsayan bir bilinçtir. Her bilinç seviyesi gibi Dünya bilincinin de olgunluğa erişmesi söz konusudur kanımca...

- İlk yapıldığında Kâbe'nin üstü açık olduğu rivayet edilir. Bu rivayete göre, İbrâhim aleyhisselâm sadece dört duvar inşa etmiş, üstü sonradan örülüp kapatılmıştır. Bu açıklık sonsuzluğu temsil eder. Dört duvar ise, arşı taşıdığı söylenen dört melekî güçtür. Hani şu kıyamette sayısı sekiz olacak olan melekî güçler. Dört melekî gücü küp şekli (Kâbe) tanımlıyorsa, kıyamette sekiz olmasını da hiper küp gibi bir şekille tanımlayabiliriz herhalde.. Ancak tanımladığımızı kavrayamayız. Üç boyutlu evreni algılamaya programlı bir bilincin hiper küpü hayal etmesi oldukça zordur kanımca... O halde bu sekiz melekî güçü kavramak da oldukça zordur, şimdilik hiç girmeyelim o konuya... Allah nasib ederse başka bir gün, belki!..

....Kâbe ise, Allah Zatı'nı ve sıfatlarını simgeler. Mısır'da bunlar olurken hemen hemen aynı devirde yaşamış olan İbrahim aleyhisselam, firavunların piramitlerle insanı yüceltip ilahlaştırmalarından sonra, Kâbe ile insanı oradan indirmiştir ve Allah Zat'ını yüceltmiştir bir bakıma.. Bu sebeple Zat'ın bilinmezliğini temsilen, Kâbe'nin üstü açık (şimdi ise, sanki firavun devrine bir dönüş gibi örülü olan!) dört duvarlı ve siyah taştandır Kâbe. İnsan ise, Kâbe üzerinde küçük siyah bir taşla (nokta ile), yani hacer-ül esved taşıyla temsil edilir. Mutlak olan Zat'tır, insan yeryüzünde O'nun mânâlarını yansıtan bir kuldur (nokta) sadece... Çerçeveli ayna gibidir insan, bir yönü sonsuz ama sınırlı, ardı sonsuz sınırsız, zatı ise bilinmez...

- Arafat, Beytu'l-Makdis
(Mescid-i Aksa) da Dünya'nın önemli çakralarıdır (enerji kiliti/enerji düğümü/psişik enerji merkezi). Yine buradaki Zemzem Suyu da, bölgele bulunan yüksek kozmik enerji vibrasyonu (titreşimi) olması sebebiyledir. Bu enerji madde planında bazı tezahürler gerçekleştirmiştir, ki bunlardan en önemlisi hayatiyet kaynağı sudur. Bu sebeple Zemzem, saf, arınmış ve yüksek kozmik enerji içeren bir sudur.

....Gelelim insanî özelliklerle yaratılmış, bilinç titreşimleri yüksek pozitif kişiye.. Eğer bu kişi, Güneş sinir ağı çakrası (göbek)açıldıktan sonra hakikat bilgisi alırsa, kundalini kalp çakrası'na ve diğer çakralara da yükselebilir. Dini terminolojide veliler (ileridekiler) saidler (sağdakiler)ve şakiler (soldakiler)için kalp çakrası bir sınır gibidir kanımca... Çünkü bu çakradan itibaren kişideki iman melekesi devreye girer ve kişi birimsel şuurdan bütünselliğe adım atar. Vahyin bildirdiği gerçeklere göre, hiç bir şaki evrensel şuura, bütünselliğe ve sevgiye erişemez. Bir üst kalp çakrası'nın açılmasının başlıca anahtarı tevhid inancı doğrultusunda Allah'a (mutlak varlığa) imandır.

Kalp çakrası
'nı açmak için yapılması gereken çalışmalar; ilâhi evrensel bilginin alınması, tefekkür, namaz (uzak_doğu öğretilerinde bunu meditasyonla telafi etmeye çalışıyorlar!?), oruç ve en önemlisi de zikir (uzak-doğu öğretilerinde buna mantra deniyor) yapmasıdır. Her çakranın ayrı bir zikri vardır. Eğer o zikir yapılmaz ise, o zikre bağlı çakranın açılması da güçleşir. Çünkü zikredilen kelime bir anahtar gibidir. Bilinci o çakranın temsil ettiği mânâ doğrultusunda programlar. Bu noktaya yoğunlaşan bilinç, çakradaki tıkanıklığı açar ve kundalini bir üst seviyeye yükselir. Bu sebeple çakraların açılmasında zikir de önemli bir rol oynar.

....Mesela kuyruk sokumu çakrasındaki bir bilinç, nefs-i emmare bilinci diye isimlendirilir. Göbek altı çakrası nefsi levvame bilinci, göbek çakrası nefs-i mülhime bilinci, kalp çakrası açılmış bilince nefs-i mutmainne bilinci, boğaz çakrası açılmış bilince nefs-i raziye bilinci, alın çakrası veya üçüncü gözü açılmış bilince nefs-i mardiye bilinci, tepe çakrası açılmış bilince nefs-i safiye bilinci denir. Yani bu çakralara karşılık gelir.
Bazen insanî özelliklerle yaratılmış bir kişide uyarılan kundalini sushumma nadi isimli ana kanal üzerinde değil, farklı bir kanala yönelip, bu kanalda hareket etmeye başlar. Bunun çeşitli sebepleri olabilir. Ama sonucu ölümcül rahatsızlıklara yada psikolojik bozukluklara kadar varabilir. Ancak ehil biri tarafından tavsiye edilen doğru çalışmalarla kundalini asıl hareket merkezine çekilebilir. Yine bazı kişiler de kundalini'nin en tepe çakrası'na varışıyla aydınlanmadan (ki buna Allah indindeki ilim denir) evrensel hakikatlerle ilgili çok üst düzeyde dışsal bilgi alır. Kişinin tüm çakraları açılmadığı için, titreşimleri yükselen kundalini'yi bulunduğu noktada zaptetmesi zordur. Bu da kişiyi psikolojik bozukluklara veya bir takım taşkınlıklara ve aşırılıklara sürükler.

....Kur'ân-ı Kerîm'de ve vahye dayalı ilâhi kitaplarda bir çok hakikat mecaz ve misallerle anlatılmıştır. Örneğin çoğunda sözü geçen "yasak ağaç" (hayat ağacı, sidre ağacı) misali, süptil bedendeki enerji kanallarının bir ağacı andırması sebebiyle seçilmiş sembolik bir anlatımdır düşünceme göre..

....Adem'e (evrensel hakikate ayna olabilecek insan bilincine) cennet'in ortasında (omurilik hizası bedenin ortasıdır) bulunan bu ağacın meyvasını yemek yasaklanmıştır. Fakat yılan şekline giren şeytan, Havva'yı (dişi olan beden bilincini) aldatır ve yasak meyveyi yemeye ikna eder ve hepsi cennetten çıkarılırlar. Burada yılan olarak sembolize edilen, kundalini'dir. Kişisel görüşümce kundalini bilincin vehim gücü meleksine eşlik eden enerjiyi temsil eder. Bu güç, aslı hayal olan evreni varsayan (veya olumsuz çalıştığında varsanan) bir güçtür (mânâ+enerji) ve son derece büyük bir güçtür, nefs de diyebilirsiniz. Şeytan ise, söz konusu vehim melekesini, birimsel yönde (olumsuz) tahrik eden ikileme düşmüş bilinç+enerji'dir. Yasak meyve ise, kundalini'nin uyanışıyla, kuyruk sokumundaki kök çakra'dan yükselerek göbek altındaki dalak çakrası'na yükselmesiyle ortaya çıkan güçlü cinsellik duygularıdır.

4 yorum:

Adsız dedi ki...

Merhaba, güzel, ufuk açan bir yazı.. Her çakranın bir zikri olduğundan da bahsetmişsiniz.Peki bu zikirler nelerdir? Bu konuda çok araştırma yaptım fakat sonuç sıfır. Umarım yardımcı olabilirsiniz.

Barış Ural Altun dedi ki...

Kök Chakrası: Zikir: Hüvvemin Anlamı : Ya Rabbi

Hara Chakrası: Zikir: Üvvemin Anlamı: Ya Kadimu

Göbek Çhakrası: Zikir: Rahin Anlamı: Ya Haliku

Kalp Chakrası: Zikir: Budin neşrin Anlamı: Ya Kerim Ya Rahim

Boğaz Chakrası: Zikir:Bulliyin Anlamı: Ya muhassaras Semavati vel ardı

Alın Chakrası:Zikir: Kema Yürmin Anlamı: Ya Alimü

Tepe chakrası : Zikir: Henşarin Anlamı: Ya Muhyi

Barış Ural Altun dedi ki...

Kök Chakrası: Zikir: Hüvvemin Anlamı : Ya Rabbi

Hara Chakrası: Zikir: Üvvemin Anlamı: Ya Kadimu

Göbek Çhakrası: Zikir: Rahin Anlamı: Ya Haliku

Kalp Chakrası: Zikir: Budin neşrin Anlamı: Ya Kerim Ya Rahim

Boğaz Chakrası: Zikir:Bulliyin Anlamı: Ya muhassaras Semavati vel ardı

Alın Chakrası:Zikir: Kema Yürmin Anlamı: Ya Alimü

Tepe chakrası : Zikir: Henşarin Anlamı: Ya Muhyi

Barış Ural Altun dedi ki...

Kök Chakrası: Zikir: Hüvvemin Anlamı : Ya Rabbi

Hara Chakrası: Zikir: Üvvemin Anlamı: Ya Kadimu

Göbek Çhakrası: Zikir: Rahin Anlamı: Ya Haliku

Kalp Chakrası: Zikir: Budin neşrin Anlamı: Ya Kerim Ya Rahim

Boğaz Chakrası: Zikir:Bulliyin Anlamı: Ya muhassaras Semavati vel ardı

Alın Chakrası:Zikir: Kema Yürmin Anlamı: Ya Alimü

Tepe chakrası : Zikir: Henşarin Anlamı: Ya Muhyi